6 Mayıs 2011 Cuma

Yetiş imdadıma ya Hızır ya İlyas!

Bu hafta eminim çoğunuza Hıdırellez ile ilgili e-postalar gelmiştir. Şunu şunu yapın, efendim bunu şu kadar kişiye gönderin dileğiniz gerçek olsun vs vss vss. Eh umut dünyası malum, herkesin olmasını istediği, dilediği bir şeyler vardır illa ki. Benimse böyle şeylere hiç inancım yoktur. Saçma gelir, direkt silerim bu tarz mailleri okumadan.

Bizim ailede anneciğim meraklıdır bu işlere. Her sene Hıdırellez gecesi, küçük kağıtlara yazar olmasını dilediklerini, sonra da bahçedeki gülün dalına asar. Bense "Aman anneeee inanma böyle batıl şeylere!" der, hiç oralı olmazdım. Taaa ki düne kadar. İşte dün yani Perşembe sabahı e-postama Hıdırellez ile ilgili bir mail geldi. Fakat öyle bir mail hazırlamışlar ki, belli ki uğraşılmış. Kız milleti meraklıdır böyle şeylere ya, ben de mail listemdeki tüm bayanlarla paylaştım, yapan olur belki diye. Bayağı bir heyecan yarattı mailde yazanlar, öyle ki benim bile dikkatimi çekti. Ofisteki tüm bayanlar seferber olduk yazılanları çözmeye.

Önce beyaz mum al, doğuya doğru dön. Yok efendim listende olumsuz şeyler yazma, pozitif ol. Kağıdı yak. Aaa bir de bu yakma, su dökme aktivitelerini gerçekleştirirken söylenecek bazı cümleleri de zikretmek gerekiyor. Neyse anladık, çözdük neler yapılması gerektiğini ve hangi saatte yapılacağını, başladık akşam için liste hazırlamaya. İstek listesi yani.  Merak etmeyin bu kısaca yazdıklarımın hepsini yazacağım detaylı bir şekilde aşağıya. Kim bilir belki siz de gelecek sene yaparsınız....

Bu işler yanlız yapılmaz bence. Kurşun dökme, fal muhabbeti, erkek bez bebeğe şiş batırmaca... Şaka şaka henüz cadılık aktivitelerine girmedik. Neyse bu işlerin tadı en az 2, en çok 5 kişiyle çıkar. Karma gruplar da olabilir ama erkekler geyiğe vurur olayı. O yüzden erkekleri dahil edip etmemek size kalmış. Ben de dün akşam çağırdım Ceyda'yı, ve işe koyulduk. Madde madde yazacağım bundan sonrasını, tabi beraberinde bizim neler yaşadığımızı...

Madde1: Özellikle akşam 20:30 ile 21:30 günün en şanslı saatlerdir. Saatlere uymanız çok önemli değil ama uyabilirseniz yapacağınız çalışmanın gücü daha etkili olur. İmkanınız varsa çalışmanızı bu saatte yapmanızı eğer yoksa ikinci seçenek olarak gece 00:50 ile 01:40 arasını değerlendirebilirsiniz, ancak ilk saat diliminin enerjisi daha yüksek.

(Ceyda geldi bana, yemek yedik önce. Sonra ortamı hazırladık. Mum, kağıt, kalem, çay bardağı yarısı su ile dolu, saksı. Techizat tamam! Başladık beklemeye saatin 20.30 olmasını...)

Madde2: Öncelikle ne istediğinize karar verin. Gerçekten istediğiniz ve düşününce kalbinizin hızlanmasını sağlayacak olan istediğinize odaklanın. Mecbur olduğunuzu hissettiğiniz için bir şey istemenizin faydası olmayabilir, önemli olan gerçek istediğinizi bulmanızdır. Buna karar verince istediğinizi bir kağıda yazın. Yine niyet yada seçim kelimelerini kullanın. Yazarken olumsuz şeyler istemeyin, borçları ödemek, hastalıktan kurtulmak gibi niyetler doğru değildir, bolluk- bereketin artması, sağlıklı olmak gibi niyetler olabilir ama spesifik şeylerle çalışmanızı öneririm.

(Biz de aldık kağıdı kalemi başladık yazmaya. Eeee liste kabarık.

ŞK: Ceyda, ya ben tam tarif versem mi acaba?
Ceyda:Ne tarifi kızım?
ŞK: Eee istediğim adamın. Mesela abdoları olan, şöyleee edeleliii, kolları kaslı kaslı. Esmer, en az 1.80......
Ceyda: Puhahahhah! Saçmala kızım. Düzgün birşey yaz. Bak olmaz sonra haaa!
ŞK: Tamam tamam. Bak şöyle yazıyorum "Hayırlı, zengin, yakışıklı biri". 3'ü bir arada olsun, benim olsun :)

Yazdık da yazdık, ama negatif kelimeleri koymadan, hep olumlu güzel şeyler..)

Madde3: Beyaz renkli bir mum yakın, beyaz renk arınmayı simgeler ve ateş hıdırellezin de sembollerinden birisidir. Daha sonra yüzünüzü doğu yönüne dönün, doğu yönü hem baharı hem de yeni başlangıçları simgeler. Mum da tam önünüzde yani doğu yönününde olsun.

("Eyvah! Evde mum yok!" diyerekten, sabah ofistekilerle Allahtan hatmetmiştik de gerekenleri, "işlem" öncesinde gidip beyaz mum almıştım marketten.. Fakat doğu neresiydi?

ŞK: Ceyda doğu ne taraf?
Ceyda: Ne bilim ben.. Güneş nereden doğuyor?
ŞK:  Yaww ne biliyim, uyuyor oluyorum ben o saatte. Boşver onu Adalar güneyde değil mi? Ay neyse saat geçcek, dur ben telefon jokerimi kullancam. Alooo Babaaaa doğu neredeee?)
  
Madde4: Sonra isteğinize odaklanın ve sanki olmuş gibi heyecanlı hissetmeye çalışın burada duygu üretmek çok önemlidir, içinizde istediğinizin gerçekleşeceğinin heyecanını duymaya çalışın ve istediğinizi 7 kere okuyun. Okumanız bitince "Niyetimin gerçekleşmesine izin veriyor ve niyetimi evrene gönderiyorum" diyerek kağıdınızı yakın. Yakarken güvenlik kurallarına uyun ve yanmayan bir kapta yakın. Daha sonra küllerinin üzerine yarım çay bardağı kadar su dökün ve suya nefesinizi üfleyin. Ateş elementinden sonra su ile su elementini ve nefes ile de hava elementinin enerjilerini kullanmış oldunuz.

(Gazete kağıdını yaydık masaya, mumlar elimizde doğuya döndük. Yakacağız ya kağıdı, boş seramik saksıları da aldık içinde yakmak için. Garibim Puffy (köpişim) garip garip bakıyor bize, acaba bunlar ne yapıyor diye. Az sonra beni de kurban mı edecekler edasıyla...

Başladık okumaya kağıda yazdığımız dilekleri.

ŞK: Ceyda bak içinden oku heee, kafam karışır benim.
Ceyda: Tamam bee!

Okurken duyguyu hissedin diyor ya, benim dileklerden biri de "3'ü bir arada zat" ya...

ŞK: Abi ne hissetcem ben şimdi.
Ceyda: Gördün karşında şimdi adamı diyelim, onu düşün.
ŞK: Puhahahhaahah! Koptum ben!

Nihayetinde bitirdik listeyi 7 kez okumayı ve de yaktıktan sonra su döküp üflemeyi.)

Madde5: Son olarak bu külleri bir ağacın dibine dökmeniz gereklidir ki, toprak elementinin gücünden de faydalanalım. Eğer ağaç bulamıyorsanız sadece toprağa da dökebilirsiniz, dışarıda açık havada daha iyi olur, ancak buna imkanınız yoksa evinizdeki bir bitkiyi de kullanabilirsiniz. Ancak bitkiye dökerseniz çok dikkatli olun bu bitki ölmesin bu sembolik olarak olumsuz bir etki oluşturur. Külleri dökerken " Niyetim bereketli topraklarda büyüyecek, gelişecek ve yeşererek bana ulaşacak" deyin. Bu şekilde 4 elementin gücünden de faydalanmış olacaksınız.

Allahtan evde ölmüş orkidenin saksısı vardı da, küllü suyu döktük dibine Ceyda ile birlikte. Ve işlem tamam! Ohhhh!

Bu arada bilmeyenlere yine aynı epostadaki bilgileri aktarayım; "Hıdırellez gecesi cüzdanlarınızın ağzını açık bırakın. Erzaklarınızı koyduğunuz dolapların kapakları açık kalsın ve klasik olarak isteğinizi resmederek gül ağacına da asabilirsiniz. Bereket getirmesi için bir keseye pirinç koyarak bu gece mutfağınıza asabilirsiniz. Bunlar geleneksel uygulamalardır ve bunları da yapma şansınız olursa çok iyi olur."

Yazdıklarımız olur mu olmaz mı bilemem ama, dedim ya umut dünyası denemekten zarar gelmez...

Blog yazıları ve yorumlar

Bu blogda yer alan yazıların izinsiz başka bir sitede yayınlanması fikri haklar kanununa göre yasaktır.

Sitenin izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kopyalanarak başka blog veya sitelerde yayınlanması durumunda, söz konusu kişilerin IP adreslerinden tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılacaktır.

Blogdaki yazılara yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur.