29 Aralık 2010 Çarşamba

Tüysüz Bir Yaz Hayalim

Ben de kendimi oldum olası çok cin, çok akıllı zannederdim. Neler geldi başıma neler, bir bilseniz..

Efendim bildiğiniz üzere her bayanın rüyasıdır pürüzsüz bacaklara sahip olmak ve özellikle de havuz-deniz mevsimi geldiğinde bikini bölgesi kabusunu ve de acısını her sene tekrar tekrar yaşamamak. Ben de bu rüyamı gerçekleştirmek adına düştüm yollara ve bir arkadaşımın tavsiyesiyle gittim Bağdat Caddesi'nde bir lazer epilasyon merkezine. Tarih 30.10.2010.

Çok güzel ilgilendiler, alakadar oldular. Olmuşken komple olsun dedim. Bir de o var. Ahh ahhh! Ne kadar rahat yaşıyorsunuz beyler. Farkında değilseniz bir daha hatırlatmak istedim. Vallahi tüylü kıllı dolaşıyorsunuz ortalarda da, hiç birimiz " Ayyy ne kadar kıllısın böyle!" muhabbeti yapmıyoruz size. Neyse seans tarihini 15.11.2010 olarak belirledik. Para peşin kırmızı meşin dediler, ona da okey dedim. Kredi kartıma 2.500 TL'yi 10 taksit yaptılar. Şimdi tutarın fazlalığı ile bendeki tüy oranı arasında herhangi ve hiçbir şekilde bir bağlantı yok arkadaşlar, onu da belirteyim. Aklınıza başka bir şey gelmesin.

Buraya kadar her şey normal öyle değil mi? 13 Kasım'da beni aradılar, hani ben Uludağ'dayken. 15 Kasım bayram arifesi olduğu için çalışmadıklarını ve bir sonraki haftasonu seansa alabileceklerini söylediler. Tamam, dedim.

Sonra ne mi oldu? Mütemadiyen ertelemeye başladılar. Sebep olarak da, Kadıköy'e taşınıyor olmaları dolayısıyla böyle bir gecikme olduğunu ifade ettiler. Makul bir sebep gibi göründü başta. Ama tarih 1 Aralık oldu, ve ben ikinci taksidi  de ödemiştim. Buna rağmen hala hiç bir hizmet alamamıştım. İçime kurt düştü tabi. Bir de, bayanlar bilir de, beyler için şöyle bir ilave bilgi vereyim, laser olaylarını yaz dönemi yaptıramıyorsunuz. Çünkü yaptırdıktan sonra güneşe çıkmanız zararlı. 6 seans veriyorlar ve her ay bir defa yaptırıyorsunuz. Yani bu gecikmelerle benim tüysüz vaziyette deniz sezonunu açma hayallerim de suya düşmüş olacaktı.

Hemen KGS'nin (ismini vermeyeyim) işletmecisi Arzu Hanım'ı aradım. Neden hala hizmet alamadığımı sorduğumda, bana MI (yine ismini vermeyeyim) denen yer ile franchising anlaşması yaptığını ve aralarındaki bir anlaşmazlıktan ötürü de artık hizmet veremeyeceklerini söyledi. "Neeeeeeeee? Nasıl yani?" oldum tabi. Peki ya benim param ne olacaktı? "O zaman satışımı iptal edin, iki aydır tahsil ediliyor kartımdan" dediğimde, bana ne dese beğenirsiniz? Yok efendim benden aldığı paranın bir kısmı MI'ya gidiyormuş zaten de, anlaşmaları da fesh olduğu için para iadesi ya da satış iptali de yapamıyormuş da. Muşmuş muşmuş.. Var mı böyle bir şey? "Ben taraf değilim ki, sizin aranızda yaptığınız sözleşmeye. Hem zaten kredi kartı ekstreme sizin firmanızın adı yansıyor, KGS diye. Üstelik aranızda madem böyle bir husumet vardı, neden benim kartımdan parayı çektiniz ki?!" dediğimde, bana pişkin pişkin yapabileceği bir şey olmadığını söyledi. Ve ekledi "O zamanlar anlaşmanın iptal edileceği söz konusu değildi, zaten istesem de hizmet veremem size. Çünkü biz kapandık". Bakar mısınız olaya? Düpedüz dolandırıcılık! Benim gibi 10 kişiye bunu yaptıysa, yaşadı. Havadan para..

Hemen ablam Ebuş'u aradım. Kendisi avukatlık yapmamakla birlikte, Hukuk Fakültesi mezunu. Yani telefon jokerimi kullanmak için uygun kişi. Olayı anlattım. Bana kızdı tabi önce, niye peşinen parayı verdiğim (yani karttan çektirdiğim) konusunda. Haklıydı da, niye verdim ki? Hemen elindeki fatura, kredi kartı ekstresi, sözleşme ne varsa topluyorsun, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak için dilekçe veriyorsun, dedi. Dedi ama, insan başına gelmeden bilmiyor tabi nasıl yapılır, nereden bulunur örneği. Ya da ücretli midir, değil midir? Hangi başsavcılığa başvurmak gerekir vs.. Internet sağ olsun, dünya elinizin altında. Google'ladım hemen. Suç duyurusunda bulunmak için dilekçe örneğine ulaştım, nasıl doldurulacağı da yazıyordu. Sağ olsun ablam da yardımcı oldu. Hazırladığım dilekçeyi götürdüm, teslim ettim Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na. Bu arada dilekçe verirken herhangi bir bedel ödemiyorsunuz. Ufak bir bilgi daha, yani Allah göstermesin umarım başınıza böyle bir tatsızlık gelmesin de, ben yine de söyleyeyim. Dilekçeyi vereceğiniz Cumhuriyet Başsavcılığı, ikâmet ettiğiniz değil, olayın olduğu ilçenin (benim durumumda sözleşmenin imzalandığı yani KGS'nin olduğu yerin) başsavcılığı olmalı. Bir de bu tip şeylerde zaman çok önemli, zamanaşımına uğramamak açısından çabuk hareket etmekte fayda var.

Tabi ben bütün bu olanları telefonda istemesem de iş yerindeyken konuşuyor olduğum için, eh tabi bir de açık ofis olayı var, herkes durumumdan haberdar. Ama bakın ilk defa, iş yerinde telefon görüşmelerimde mahremiyetin olmaması işime yaradı. Meğer bankaların chargeback diye bir birimleri varmış, arkadaşlar hemen araya girip söylediler sağ olsunlar. Varmış diyorum, çünkü evet bankacıyım ama ben de bilmiyordum. İşte bu chargeback birimi, hizmeti alamadığınız halde ödemek zorunda kaldığınız kredi kartınızdan çekilen veya çekilmeye devam eden tutarlar var ise, dilekçe yazıyorsunuz iptali için. Ve onlar da firmayı incelemeye alıyorlar. Olayın doğruluğunu araştırıyorlar. Eğer kanaat getirirlerse iptalini gerçeklerştiriyorlar.

Duyar duymaz bunu, hemen aradım Garanti Bankası'nı. Dilekçeyi nasıl doldurmam gerektiğini söylediler. Ben de dedikleri şekilde hazırladım ve faksladım. Aradan bir hafta kadar geçti, Garanti Bankası aradı beni. Konuyu değerlendirdiklerini söylediler. Bir kaç saat sonra da, herhalde KGS'yi aramış olacaklar ki, Arzu cadısı beni aradı. Bana ne dese beğenirsiniz? "Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz, nasıl hizmet almadığınızı söylersiniz? Garanti Bankası beni iyi tanır, evraklarla gidiyorum şimdi! Bla bla blaaaaa". Yani duyan da benim haksız olduğumu düşünür, o kadar destekli konuşuyor ki. Neyse, muhattap olmak istemediğimi belirterek kapattım telefonu. Gün içinde Garanti Bankası beni tekrar aradı, onlara da hizmeti aldığımı söylemiş. Şaka gibi! Onun sözüne karşı benim sözüm. Hayır, şimdi düşünüyorum o esnada, "Ya dava açılır da, bu cadı kadın hakime de hizmet verdiğini iddia ederse, ben ne yapacağım? Bilirkişi atanır mı böyle konuda? Eee adam ne yapacak? Benim vücudumda kıl var mı yok mu ona mı bakacak? Hay Yarabbim!!!" Bankadan arayan Meltem Hanım'a yok dedim öyle bir şey. Allah'tan savcılığa dilekçe de vermişim ki hemen yolladım onlara da. Yalan söylesem, nasıl dilekçe verebilirdim ki dava açılması hakkında, öyle değil mi?

Tarih 27 Aralık, ortalık iyice kızıştı. Bu sefer de MI firması, hani franchising veren firma, aramaya başladı beni. Gelin hizmet verelim diye. Şimdi gitsem bir türlü, gitmesem bir türlü. "Paramı geri alabilir miyim? Kısa sürede alabilir miyim? Dava açılıp uzun sürmesi de var.. Ya hiç alamazsam, ispat edemezsem. Bir seans aldım diyelim, ya devam ettirmezlerse. Güvenim kalmadı ki firmaya. Üstelik bu defa hizmet almış olacağım bir defa da olsa, o zaman paramın geri kalanını hiç alamam..." diye düşünceler kafamda dolaşıyordu. Zaten bu kadar olaydan sonra bir daha yüzlerini görmek de istemiyordum. Tam ben böyle ikilemde kalmışken, Garanti Bankası tekrar aradı. Onlara da ulaşmış haber, yani MI'nın hizmet vermek istediği haberi. Söyledim açıkça düşüncelerimi ve satışın iptal edilmesini istediğimi belirttim.

Tarih 27.12.2010, saat akşam 20.00 civarı. Garanti Bankası taksitleri iade etti. Artık tek yapacağım şey, gidip savcılıktan dilekçemi geri çekmek.

Hadi bu hikayeden de bir sonuç çıkaralım, gelenekselleşmiş olsun;

1. Emin olmadan, hizmeti almadan ödeme yapmayın. Hele de hepsini tek kalemde vermeyin.
2. Hakkınızı arayın, araştırın. Uğraşmazsanız siz kendiniz için, kimse uğraşmaz.
3. Bankaları hep komisyon alıcı, masraf delisi olarak algılamayın. Yeri geliyor, bakın sizin hakkınızı koruyup, sizi savunuyorlar.
4. Tüysüz bir yaz hayalimi elbet gerçekleştireceğim, ama tıbbi hizmet veren bir yerde.




12 yorum:

  1. Geçmiş olsun...

    Ucuz atlatılmış bir serüven olarak anı defterinde yerini almış...

    Yeni yılda herşey tereyağından kıl çeker gibi olsun, herşey şam şeftalisi gibi olsun...

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Adsız,

    Çok teşekkürler. İyi dilekleriniz için de ayrıca teşekkür ederim. Hepimize güzel bir yıl olsun.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili şehirli kız ,

    Okurken inan hiç şaşırmadım çünkü aynı olay bir kaç arkadaşımın daha başına geldi. Hatta bir kaç tanesi internetten fırsat dağıtan yerlerden bulmuslardı ve uyardıgım halde dınlemedıler gıttıler.

    Lutfen yanlıs anlama ama tum arkadaslarıma aynı seyı onerıyorum. Kuzenımın bır guzellık merkezı var. wwww.miraestetik.com . cok kalıteli biryer, ataşehir uphill courtta zaten :)

    Ve ben kendim yaptırdım 2000 tl ye ve aklına gelebılecek heryerden tamamen kurtuldum:) Senden gercekten cok para almıslar. Benden soylemesı, eger istersen senin için kuzenimle gorusup randevu ayarlayabılırım falan fılan :) istersen bir sitesine girip incele, faydam olabılırse ne mutlu bana.

    Sevgıler,
    Zeynep

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Zeynep,

    Tabi ki görüşmek isterim, şu yılbaşını bir atlatalım da..

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  5. ABLAN
    GEÇMİŞ OLSUN CİCİŞKOM BU DA GEÇTİ :))

    YanıtlaSil
  6. Geçmiş olsun.Demek ki hizmet almadan para ödememek gerekiyormuş değil mi:))
    Köylü..

    YanıtlaSil
  7. Taksimde epilasyon konusunda çok bilinçli,bilgili ve güvendiğim bir tanıdığım var..Telefonunu verebilirim şehirlikız..
    Köylü

    YanıtlaSil
  8. Sevgili Şehirlikız,

    Ucuz atlatmışsın diyicem, ama strese girmişsin. Erkekler hakkında söylediklerinde haklısın, genelleme yapılabilir mi tartışılır. Acıya katlanabileceğimize inansak biz erkekler de bazı kıl tüy olaylarından muzdaripliğimize son vermeyi düşünürüz. Canımız kıymetli naapalım :))

    yeni yılın pürüzsüz geçmesi dileğiyle,
    Kermit

    YanıtlaSil
  9. Bu laser olayı çok da acılı değilmiş, dene derim sevgili Kermit. Yoksa benim de canım tatlı :)))

    YanıtlaSil
  10. merhaba,

    Yakın bir zaman önce ben de başka bir sahtekar tarafından dolandırıldım.
    paranın bir kısmını elden kurtardım kalan kısmını ise bankaya ve maliyeye şikayet ederek tahsil etmek durumundayım.

    Savcılık kanalı ile çözmenin kolay olduğunu bilsem hemen çözerdim, iyi ki sizi okumuşum bundan sonra daha dikkatli olurum artık.

    Geçmiş olsun, umarım bundan sonra daha dikkatli davranırız,

    Selamlar, Sevgiler..

    YanıtlaSil
  11. Merhaba,

    Üzüldüm durumunuza. Maalesef bu şekilde haksız kazanımlar elde etmek çok kolay günümüzde. Sizin, benim gibi haklarını aramayı bilmeyenler, ya da uğraşmak istemeyenler de var. Belki de bu yüzden kolay kurtulabileceklerini düşünüyor bu tip insanlar.

    Aslında savcılıktan birşey çıkmadı. Yani bana bu konuda cevaben gelen yazıda "taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki mahiyette bir uyuşmazlık olması ve ortada işlenmiş bir suçun da bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına",ama istersem hukuk mahkemelerinde dava açabileceğim ifade edilmişti.

    Yalnız savcılığa şikayet dilekçesi vermiş olmamın şu faydası oldu; bankaya dilekçeyi sununca sözüme daha çok inandılar. Sonuçta benim sözüme karşı lazercilerin sözü vardı. O bakımdan işim çok kısa sürede halloldu. Diğer taraftan dilekçeme olumsuz cevap gelmeden önce, sanırım lazer merkezinin sahibine savcılığa dilekçe vermiş olduğum ve dava açılacağı bilgisini verince, gözü de korktu tabi.

    Umarım siz de geri kalan paranızı kurtarabilirsiniz.

    Çok geçmiş olsun..

    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  12. Helal olsun diyorum size gerçekten tebrikler dünya böyle ( çakallarla ) doldu taştı

    sizin azminiz ise takdire şayan

    YanıtlaSil

Blog yazıları ve yorumlar

Bu blogda yer alan yazıların izinsiz başka bir sitede yayınlanması fikri haklar kanununa göre yasaktır.

Sitenin izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kopyalanarak başka blog veya sitelerde yayınlanması durumunda, söz konusu kişilerin IP adreslerinden tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılacaktır.

Blogdaki yazılara yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur.