26 Aralık 2010 Pazar

Sense'iz bir hayat düşünemiyorum..

Eğer siz de benim gibi tüm hafta boyunca, gününüzün büyük çoğunluğunu bilgisayar başında, ve de saatlerce aynı pozisyonda oturarak geçiryorsanız, omuzlarınızdan boynunuza doğru giden o dinmek bilmeyen ağrıları kesin bilirsiniz. Ofis egzersizleri yapmak da bir işe yaramaz. Ovunup, yüzünüzü buruşturup durursunuz. Boyun ve bel ağrılarınızla ortalıkta tutuk tutuk dolaşırsınız. Gün boyu bilgisayardan aldığınız radyason da cabası. Öyle masanıza radyasyon emici kaktüscükler koymak da işe yaramaz. 

İşte tüm bu sıkıntıları çeken ve adeta şehir hayatından bezmiş bir hale gelen bendeniz, hafta sonu süper bir keşif yaptım. İstanbul'un göbeğinde, Bağdat Caddesi'nde adeta bir vaha buldum. Tüm bu bel, boyun, ve bilimum uzuvlarınızdaki ağrılarınızdan ve daha da önemlisi stresten kurtulmanın mucizevi yolu. Ne mi? "Okyanus terapisi", "infrared sauna" ve en ilginci de "tuz mağarasından" oluşan muhteşem üçlü!

Hiç tereddüt etmeden girdik Sense'in kapısından içeri, iş yerimden arkadaşım Arzu ile birlikte. Sense Renaissance İstanbul'un yöneticisi bizi kapıda karşıladı o sıcak gülümsemesiyle. Ve küçük bir tur atarken, bize Sense'i diğer benzer yerlerden ayıran bilgileri aktardı. Kendisi Londra'da bizzat kendisi test etmiş. Faydasını gördüğü için de, neden benim ülkemde de olmasın böyle bir şey diyerek, açmış bu merkezi İstanbul'un göbeğine.

Küçük turumuzda ilk durağımız "infrared sauna" idi. Bakın Sense'teki infrared saunayı, diğer saunalardan ayıran en önemli özelliği kullandıkları "kızılötesi ışınlar"mış. Hani o güneş ışınlarında zararlı olanlar dışında, almamız gereken yararlı ışınları var ya, işte infrared saunada vücudunuza bu ışınları uyguluyorlar. Ne faydası mı var? Sıkı durun şimdi! 4-5 km koşup da kaybedeceğiniz 300-600 kaloriyi yakıyorsunuz. Ne mi yaparak? Sadece oturarak. Üstelik sadece 20-30 dakikada. Var mı böyle güzel bir şey söyleyin. Dahası da var! Toksin, alkol, nikotin aklınıza gelebilecek tüm zararlı maddeleri vücudunuzdan atmanın yanında, selülitlere ve ölü hücrelerin temizlenmesine de yardımcı oluyor. Öyle kömürlü saunalardaki buhar buhar olup da, nefes alamaz hale de gelmiyorsunuz. Gayet fresh bir halde, teniniz yumuşacık olup çıkıyorsunuz. Ki oraya gitmişken, bu fırsatı kaçırmayıp ben de girdim infrared saunaya. Şunu söyleyeyim muhteşemdi...

Toksinlerden arınıp, kalorileri geride bıraktıktan sonra sıradaki durağımız "Okyanus Terapisi (Floating Therapy)"nin yapıldığı havuz idi. Size özel bir havuz düşünün, içi bildiğiniz okyanus suyuyla dolu. Üstelik yabancı kimse filan da yok. Diyorum ya "size özel". Epsom tuzu varmış içinde. Bu arada ben tuzun bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Epsom tuzu, sinir sisteminin rahatlatılması, cilt problemlerinin iyileştirilmesi, sırt ağrısı, kas gerginlikleri, vücuttan toksinlerin atılması gibi birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılıyormuş. Magnezyum ve kalsiyum eksikliklerine de birebirmiş. Hamileler için özel programları da var. Her derde deva sizin anlayacağınız.

İçine girer girmez vücudum sanki havadaymış hissine kapıldım, uçuyormuşum gibi. Hafif mavi ışık da vermişler. Bir an kendimi uzay kapsülünde, yerçekimi olmadan boşlukta salınıyormuş gibi hissettim. Tek farkı üzerimde astronot giysisi yoktu, bikini vardı ve suyun içindeydim. Hayır bir şey değil, böyle izole, huzurlu ve de ıslak bir ortamda bir de sevgiliniz olsa yanınızda, hakikaten hiç ama hiç "stresiniz" kalmaz. Direkt yumuşacık olup çıkarsınız havuzdan. Oops! Yine daldım gittim havuzlu fantezilere..


Kendi okyanusumda Flipper misali yüzdükten ve sinirimi stresimi geri bıraktıktan sonra, en merak ettiğim yere geldik, "Tuz Mağarası". Kapı açıldı, veee... Karşımda bembeyaz, tavandan yere kadar tuzlarla kaplı bir oda vardı. Şaka gibi! Öyle sofralık tuzdan yapılmış değil arkadaşlar, evinizde denemeyin sakın. Bu tuzlar da epsom tuzu kadar özel, yüksek mineralli tamamen doğal tuzlar. Yerlerde kum gibi beyaz tuz var. İsterseniz kumsalda çıplak ayakla dolaşır gibi, tuzun üzerinde yürüyüp negatif enerjinizi de boşaltabilirsiniz.

Tuz mağarasında oturmak için koltuklar da koymuşlar, gayet rahat bir ortam. Oturup muhabbet ederken, tuz partikülleri püskürten cihazın yaydıklarını teneffüs ediyorsunuz. Ayrıca teniniz de absorbe ediyor. Halo, Yunanca da tuz anlamına geliyormuş. Halo therapy sayesinde bağışıklık sisteminiz güçleniyor. Astım, solunum yolu hastalıklarına da tavsiye ediliyor. Üstelik dediğim gibi rahat bir ortam olduğu için, çocuklarınızı da getirebilirsiniz. Onlar da tuz terapisinden faydalanabilir bu sayede. Ayrıca o kadar huzurlu bir ortam ki, her yer beyaz. Sanki kardan yapılmış bir eskimo evinin, "iglo"nun içerisinde gibi hissediyorsunuz kendinizi. Ruhunuza da iyi geliyor bu izole ortam. Tamamen kendimi sıfırladım diyebilirim size.

Ruhunuzun, şehrin stresi ve negatif enerjisi tarafından esir alınması yetmezmiş gibi, fiziksel olarak da mağlup edilmek fena halde canınızı sıkıyorsa, tavsiyem "Sense"e uğrayın.  Çünkü ben artık Sense'iz bir hayat düşünemiyorum...


Gitmek isteyenlere yol tarifi : Bağdat Caddesi'nde Kadıköy istikametinde giderken, Marks'n'Spencer'a gelmeden sağda. Saray Muhallebicisi'nin hemen üstü...

Fiyatları merak edenlere:

1 kişi için 40 dakikalık seans 80 TL - dilerse okyanus terapisi, sauna veya tuz mağarasından faydalanabiliyor. Sevgilinizle veya bir arkadaşınız ile giderseniz - 130 TL (kişi başı 65 oluyor).

Ben hepsini bir seansta denemek istiyorum diyenler ise, 60 dakikalık Full Detoks paketinden 110 TL'ye faydalanabiliyor. Yine eşiyle dostuyla gelene cazip bir indirim oluyor, 160 TL (kişi başı 80 TL). Seans 30 dakika havuz + 20 dakika mağara + 10 dakika Infrared sauna'dan oluşuyor.


Üye olup paket seans almak isteyenler, 4'lü veya 10'lu paketlerden yararlanabiyor. 4 seans alan 65 TL (260 TL) - 10 seans alan 50 TL (500 TL) paketlerden yararlanabiliyor.

10 yorum:

  1. Dört gözle beklediğim''Yeni yazı ne olacak acaba ''düşüncesinden kurtuldum bugün nihayet:))Güzel bir yermiş demek ki..İyi de fiyatlar nasıl peki?Bundan hiç bahsedilmemiş?Makul mü?Bu arada okyanus terapisi ile ilgili bölümde bayağı bi gülümsedim:))okyanus terapisi yetmiyor, illa bir sevgili lazım demek:)sevgilisiz bu havuz stresi atamıyor mu?:)
    Köylü

    YanıtlaSil
  2. Fiyatlar makul. Zaten sonuçta sağladığı faydalar için değmez mi?

    YanıtlaSil
  3. Sense'i o kadar güzel anlatmışsın ki, Kirini otel (Santorini) gözümde canlandı.

    Pazartesi sendromundan kurtulmaya çalışan biri için biraz üzücü oldu :(

    YanıtlaSil
  4. Santorini'ye kadar gitmeye gerek yok sevgili adsız. Sense çok yakınımızda. Tabi siz ne taraftasınız, hatta İstanbul'da mısınız bilemiyorum ama :)

    YanıtlaSil
  5. arkadaşım hemen gidesim geldi valla.oğlumun alerjisi var onuda götürmek lazım.bağdat cad. geçiyorum yeri farketmemişim.

    YanıtlaSil
  6. Peki ya Santorini gibi bağımlılık yaparsa, ya Senseiz bir hayat düşünemezsem...

    YanıtlaSil
  7. Elif herşeyi çok keyifli bir dilde anlatmış kendisine tekrar çok teşekkür ediyorum.. Sizleri de en kısa zamanda ağırlamaktan memnuniyet duyarız.. merak ettiğiniz her konuda elimden geldiğince yardımcı olmak isterim..

    herkese güzel bir hafta dilerim..

    Baris KISLAK

    YanıtlaSil
  8. FİYATLAR GAYET İYİ GİDİLİP DENENEBİLİR ARKADAŞLAR

    YanıtlaSil
  9. yakala.co firsat sitesinde su anda sense renaissance firsati inanilmaz cazip bir fiyata satiliyor. ben aldim sizlere de tavsiye ederim. deniz..

    YanıtlaSil
  10. Bilgilendirme için teşekkürler Deniz..

    YanıtlaSil

Blog yazıları ve yorumlar

Bu blogda yer alan yazıların izinsiz başka bir sitede yayınlanması fikri haklar kanununa göre yasaktır.

Sitenin izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kopyalanarak başka blog veya sitelerde yayınlanması durumunda, söz konusu kişilerin IP adreslerinden tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılacaktır.

Blogdaki yazılara yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur.