12 Ocak 2010 Salı

Ellere var da, bize yok muuuu?

Güne Queen ile "I want to break free" diyerek başladım. Offf Allahım, yine mi iş? Hayırrrrr!

Şu yağmurlu İstanbul'da bir sonraki şarkım Irene Cara'dan 80li yıllara ait bir şarkı, "What a feeling". Vallahi benim şuan hissettiğim karın ağrısından başka bir şey değil ne yazık ki. Malum biz kadınların ayda bir, senede 12 defa, ortalama 5 günden, toplamda 60 gün yaşadığımız "çile"...

Sadece 60 gün mü sürüyor sanıyorsunuz çektiğimiz sıkıntı? Öyle düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz derim. Çeken bilir. Bir de PMS denilen dönem var, yani öncesi. Ben şahsen her ay bu anlamda mutasyona uğruyorum. Evet evet, ben de dahil tüm kadınlar aslında "mutant"ız. Yahu bilemezsiniz neler çektiğimizi bu değişim sürecinde. Offff diyorum. Dayanılmaz karın ağrıları, ya da kimisinde dinmek bilmeyen baş ağrıları, suratta çıkan başı ezilesi sivilceler..

Gözaltlarınız çöker, çirkinleşirsiniz, saçınız şekil almaz. Vücudunuz balon gibi şişer, burnunuz büyür. Siz anlamazsınız belki ama, o dönemdeki kadınlar neden bahsettiğimi kesin anlarlar. Beyler sadece hormonal boyutunu bilirler. Çünkü evet o dönemde daha bir agresif, sinirli, tırnaklarını çıkarmış puma misali bir hal alırız. Yani daha da bir çekilmez oluruz. Bakın "daha da" diyorum çünkü normalde de katlanılmaz olanlarımız yok değil. Aslında böyle zamanlarda ben boynuma "Dokunma, soru sorma, konuşma, ses çıkarma, bir şey isteme, hatta nefes bile alma" yazan bir pankart asıp, olmadı inzivaya çekilmek istiyorum en kuytu ve erişilmez noktada.


Patlama noktasına geldikten sonra da çile bitmiyor ki. Siz, mesela en son ne zaman çocuk bezi bağladınız beyefendi? Kimbilir kaç yıl önce değil mi? Yaaa işte biz hala kullanıyoruz, hem de her ay, her mevsim. Düşünün yani. Pişik oluyor musunuz peki? İşte bu noktada tüm kadınlar bağıra bağıra "Çile, ahhhh çile bülbülüm allah..." şarkısını söylesek yeridir. Tamam kanatlı kanatsız alıyoruz veriyoruz, ekonomiye can veriyoruz, ama yani haksızlık bu öyle değil mi?

Eeee şey unutmadan, bir de "kullanım dışı" olursunuz o dönemde. Senede 60 gün, az değil hani...

Sonunda halimizden anlayan birileri çıktı dedim, tekstil sektöründe kadınlara 5 gün regl izni verileceği haberini okuyunca gazetede. Tam da "Ellere var da, bize yok mu?" diyecektim ki, ne yazık ki alınan kararı uygulamada problemler çıkartmışlar. Kimler mi problem çıkartmış? Tabi ki "altı kuru, keyfi yerinde" erkekler. Hrrrrrrrrr! Neymiş kadınların sayısı çok olduğundan işler durma boyutuna gelebilirmişmiş de.. O yüzden de böyle bir durumda kadınlar yerine işe erkekleri alırlarmışmış da. Mışmış da mışmış...

Bu acaba "kadına eli mahkum olma" durumunun isyanı mıdır? Yoksa "Size 5 gün izin olur da, bize olmaz mı?"nın kıskançlığı mıdır?


11 yorum:

  1. En azından regl döneminin ilk 2 günü yani en yoğun günlerinde izinli olsak o bile yeter.

    YanıtlaSil
  2. Oylamaya bunu da koyarsan oyum bunadır. Yazım anlamında şimdiye kadar ki en iyi yazın bence.

    YanıtlaSil
  3. Anket başlamış olduğu için ilave yapamıyorum. Ama tabi her şeyin bir çözümü vardır. Alta bir anket daha ekledim :)))

    YanıtlaSil
  4. Kadın olmak başka bir şey sahiden. Perioduduz bir yana, hamilelik tamamen gerçek üstü bir şey.İçinizde bir canlı büyütmek...tam bir çılgınlık. Ama asıl beni büyüleyen kadınlar hem çalışıp hem de çocuklarını büyütenler. Hem iş yaşamıyla mücadele edcekesin hem kızın için öğle yemeğini yedimi acaba diye endişe edeceksin, bir yandan oğlunun futbol maçında yaralandığını söyleyen okulun hemşiresinden telefon alacaksın ve akşama piyono dersinden önce evde olmaya çalışacaksın yoksa kız ağlıyo...Bu ne disiplin ne adanmışlıktır ve bu enerjiyi nerden bulur kadınlar.
    Ali

    YanıtlaSil
  5. Ali arkadaş ne güzel anlatmış...Ah bir bilseniz ne zor anne olmak , aynı zamanda iyi bir eş olmak, aynı zamanda iyi bir çalışan olmak ,aynı zamanda kendine karşı iyi olmak ben bazen dayanamıyorum.en azından yükü hafifletmek için ben pardon bizler kendine karşı olmak kısmını atlıyoruz.........Hayatın kurulu düzenin akışını bozmamak için zamanın hızında eriyoruz.Sonra bir gün ayna karşısında bu ben miyim nezaman bu kadar yaşlandım ?diyoruz.aman neyse yeter bukadar gır gıra geçeyim başka çarem yok zaten!Ey şu an da 2003 ve2005 doğumlu ileride oğullarımı benden çalacak kızlar size söylüyorum ben oğullarımı kolay kolay yedirmem önce sizi bir güzel süründürücem sonra kaynanalık yapıcam ayrıca zor beğenirim bana kızını vermeyip oğullarımı üzecek kaynatayıda çizerim! canım kardeşim Elif'im konuyu dağıttım sen bide kaynana konusunu yazsana....

    YanıtlaSil
  6. düzeltme kendine karşı iyi olmak kısmını olacak

    YanıtlaSil
  7. Benim tek soyleyecegim sey, hormonel olarak elbette anlamasam da, cirkinlestiginiz konusunda yaniliyorsunuz... Sadece daha duygusal ve daha fazla "kusur bulucu" oldugunuz icin, gunes o gunlerde size daha az parlak geldigi icin cirkin goruyorsunuzdur kendinizi (tum hanimlara)...

    Bir de, "kullanim disi" kalma kismi var ki, ehm... Bu diger gunlerde fazla mesai ile giderilebilecek bir sorun bence :P

    YanıtlaSil
  8. Emre büyümüş adam olmuş ,muzur yorumlar da yaparmış EBRU ABLAN

    YanıtlaSil
  9. Aaaaa, Ebru, merhaba :))))))

    Buyumeyi gecip, artik yavas yavas "karta kacma" durumuna geldikce, insanin uslubu da "muzurlasiyor" sanirim :)

    Ama, cok da abarti degil sanirim, hmm?

    YanıtlaSil
  10. uyarı almıyosanız sorun değil devammmm:)) ben her yazdığımda elif hanım bana mail atıp tel açıyo ve kalaylıyo.neymiş efendim yazıları BBC CNN de yayınlanıyomuş, yerli, yabancı, afrikalı, yamyam tüm uluslar okuyomuş:))neymiş tüm türk yazarlar okuyup beğenip üstüne mailler yazıyomuş:))))o yüzden usturuplu yazmamız gerekiyormuş...

    bende diyorum ki o zaman regl, hastalık sağlık farketmez yıl 365 gün 24 saat:)))dimi elif can:)

    YanıtlaSil
  11. reklamın iyisi kötüsü olmaz elifcim:))durmak yok yola devam...herzaman süpersin.....en kısa zamanda "önemli abileri" ziyaret edip çaylarını içeceğiz şehirli kız.....bakarsın sende artık " sosyetik kız" yada "cemiyet üyesi" olup bizi tanımazsın:)

    YanıtlaSil

Blog yazıları ve yorumlar

Bu blogda yer alan yazıların izinsiz başka bir sitede yayınlanması fikri haklar kanununa göre yasaktır.

Sitenin izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kopyalanarak başka blog veya sitelerde yayınlanması durumunda, söz konusu kişilerin IP adreslerinden tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılacaktır.

Blogdaki yazılara yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur.