18 Kasım 2009 Çarşamba

Her Şeyin Sebebi Testosteron

Dün akşam bir tiyatro oyununu izlemeye gittik kankilerimle birlikte. Her ne kadar eski erkek arkadaşımı görmüş olsam da, çok eğlendik.. Aynı oyuna gelmiş olmamız yetmezmiş gibi, bir de aynı sırada oturduk. Sıranın bir ucunda o, bir ucunda ben. Zaten böyle garip tesadüfler de hep beni bulur. Kabuklanmış bir yaraydı, o yüzden çok da etkisi olmadı onu görmemin.



Size oyunu anlatmayacağım tabi ki. Gidip izleyecekler olabilir çünkü, ki kesinlikle gitmelisiniz derim...  Kısaca kadın-erkek ilişkilerini irdeleyen, ilişkilere erkek bakış açısıyla bakmanızı sağlayan ve bunları kahkahası bol, biraz da "açık seçik" bir dille (merak etmeyin pis esprilere güldüğünüzde salon karanlık olduğundan deşifre olmazsınız, gülün doyasıya o yüzden) seyirciye sunan 7 kişilik erkek oyuncu kadrosundan oluşan bir oyun "Testosteron"..

Oyunda şöyle bir sonuca varıyorlar, "Her şeyin sebebi kadınlardır". Çıkar çatışmaları, lüks arabalara düşkünlük, para, iktidar savaşları, cinayetler, savaşlar... Yani özetle, kötülüğün sebebini meğer çok uzaklarda aramamak gerekirmiş, yahu tüm suç biz kadınlardaymış. Erkekleri tüm "tüü kaka" şeylere teşvik eden aslında biz kadınlarmışız. Zavallıcıkların pahalı zevklere yönelmeleri, iktidar sahibi olmaya çalışmaları, birbirlerini alt etme çabaları hep biz kadınları etkilemek ve de elde etmek içinmiş. Vay be! Biz neymişiz de haberimiz yokmuş. Hatta ekonomi bizim sayemizde işliyormuş. Biz olmasak neredeyse dünya dönmezmiş. O derece yani..

"Kötülüklerin anası" deyimi de buradan mı geliyor acep? El insaf! Biz mi diyoruz silah al, adam öldür diye. Ya da tecavüz et diye biz mi körüklüyoruz sizi? Her şeyi de bize mal etmekte üstünüze yok. Çok ayıp çok. Unutmayın ki şuan varsanız, bizim sayemizde varsınız.

Efendim başka ne diyorlardı, kadın denen meret olmasa her şey güllük gülistanlık olurmuş, tüm dertler sıkıntılar ortadan kalkarmış. Zaten gıcığım var bu cinsiyet ayrımına. Her yerde de karşıma çıkıyor musibet, sanki ben kaçtıkça o beni kovalıyor. Kaçan kovalanır derler ya, o kovalayan testosteron sahibi biri olsa fena olmazdı hani..

Yahu bir düşünün, biz olmasak ne kadar can sıkıcı ve monoton olurdu hayatınız. Hatta hayat dururdu. Sizin yaşama sebebiniziz biz. Renk katıyoruz siyah beyaz resminize. Bir nevi damarlarınızda akan kan misali, ayrılmaz parçanızız. Hem biz olmasak o çok sevdiğiniz "testosteronunuzla" ne yapcaksınız? Mazallah aman diyim, düşünmesi bile feci.

Kabul edin seviyorsunuz bizi. Bizsiz yapamazsınız siz. Şarkısı bile var "İkimiz bir fidanın güller açan dalıyız..." Bu arada her şeyin sebebi olsa olsa "testosteron" olur..




2 yorum:

  1. Elif'cigim,

    Bence de kadinlar dunyadan yok olsalar, gercekten cok kotu olurdu... Erkeklerin resmi tam da siyah beyaz olmasa da, cok sıkıcı olurdu en azindan, tahmin ediyorum... Ama dunya surerdi kesinlikle, yasamaya, basit ve aptalca bir hayati bile olsa, yasamaya devam ederdik.

    Ancak, su var ki, dunyadan erkekler silinse, sadece kadinlar kalsa, ben ayni sonucu degil de, daha ziyade erken gelen bir kiyameti goruyorum :)

    Hos, kadinlar ve erkekler birlikte yasadigimiz bugune bakarak, tek basina yasamak, yasamak mi? :)

    Sonucta, saka ve abarti bir yana, ben de butun olan bitenin kadinlar etrafinda yada kadinlar icin oldugunu dusunuyorum. Neden? Cunku, erkekler ister anne olsun, ister sevgili, ister es, ister metres, bir kadin icin ugrasirlar. Yada, hadi bir kadin demeyelim, kadinlar diyelim :) Ama sorun su ki, kadinlar da, yine diger kadinlar icin, hatta onlarla yarismak icin ugrasiyorlar, bunun icin nefes aliyorlar sanki (en azindan benim gozlerim bunu goruyor).

    Ama, bu bir sikayet degil... Hatta, isin tadi tuzu boyle olmasi. Yoksa, yukarida da dedigim gibi, nefes alip vermenin ne anlami kalirdi ki?

    YanıtlaSil
  2. Bu arada, yukarida ozellikle "butun olan biten" yazdim, "butun kotulukler" yerine...

    Yani, sadece meydana gelen kotu seyler degil sadece, tum iyi seyler, hatta tum anlam veremedigimiz seyler de kadinlar etrafinda donuyor :)

    YanıtlaSil

Blog yazıları ve yorumlar

Bu blogda yer alan yazıların izinsiz başka bir sitede yayınlanması fikri haklar kanununa göre yasaktır.

Sitenin izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kopyalanarak başka blog veya sitelerde yayınlanması durumunda, söz konusu kişilerin IP adreslerinden tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılacaktır.

Blogdaki yazılara yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur.