23 Eylül 2009 Çarşamba

E - V - L - E - N - M - İ - C - E - M !!!!


Bayramlarda bilirsiniz büyükler ziyaret edilir, elleri öpülür. Benim gibi büyük şehrin koşturmacasına kapılıp gittiyseniz ve uzun zamandır büyüklerinizi de ziyaret etmediyseniz eğer, bayramlar bu amaç için biçilmiş kaftandır. Gelin görün ki, bu ziyaretlerde sadece hal hatır sorulmakla kalınmaz. 30+ durumundaysanız, hele de üstüne üstlük bir de bekarsanız,  muhabbetin  o malum konuya gelmesi kaçınılmazdır. Efendim hiç kaçışınız yok "gidişatınız" boylu boyunca masaya yatırılır, engelleyemezsiniz.

Geçen senelerdeki bayram tatillerinde hep bir yerlerdeydim. Yurtiçi olsun yurtdışı olsun gezilere gitmiştim. Ayıptır söylemesi biraz gezmeyi severim de. Nitekim bu bayram tatilinde hiç bir yere gitmemiş olmam dolayısıyla  paçamı kurtaramadım. Ve bayram ziyaretlerimi gerçekleştirdim büyüklerime. Nasılsın iyi misin faslı geçince, o malum konuya girildi tabi ki de. "Evlilik ne zaman evladım?",  "Var mı ciddi biri hayatında?", "Ölüp gitmeden senin çocuklarını da kucağımıza alırız inşallah" (Nasıl yani? Evlenmeyi bırakın bir de hemen çocuk mu yapacağım? Nayır nolamaz....), "Evin tamam, işin tamam, araban da var. Seni alan yaşadı. Allah hayırlı kısmet nasip etsin inşallah"( Eee tamam biraz keyfini süreyim yahu bekar hayatının)... Versiyonları çoğaltmak mümkün.

Yani nedir bu? Ben belki hayatımın herkesin gittiği o bilindik yolda seyretmesini istemiyorum. Belki ben böyle mutluyum. Evet "sapım" belki ama  kafamı beraberinde getireceği şeylerle meşgul edecek bir "çöpüm"ün de olmamasından bir hayli hoşnutum. İstesem ben de bulurum. Neyim eksik bulanlardan?

Diyorum bütün bunları ama şu da bir gerçek arkadaşlar ortada doğru dürüst adam kalmamış. İyi olanlar ya evli, ya kapılmış ya da en beteri "gay". Hal böyle iken piyasada düzgün adam var da ben mi hayır diyorum. Vallahi öyle çok kriterim de yok, var ama çok değil normal seviyede.. Şimdi bir de şey diyeceksiniz "Sevgili Şehirli Kız, hani sen doğum gününde bazı kararlar almıştın." Evet aldım. Kalkınma planı yaptım doğru. Bunlardan bir tanesi de bu sene evlenmek istediğimdi. Ama yok arkadaşlar yok işte. Ben ne yapayım?

Benim yaşıma gelip de hala bekar olanlar bilir. Bu bir klasik haline gelmiştir çünkü. Yakın çevrenizdeki herkes yavaş yavaş evlenmiştir. Hatta evlenmekle kalmayıp çocuk yapmışlardır. Olayı daha da abartıp ikinci çocuklarını yapanlar dahi vardır. Düşünsenize siz daha evlenmeden millet "ikinciye dönüyor". Bekarlar tek tük kalmıştır. Nedense o kalan tek tük bekar da hemcinsinizdir. Yemek organizayonlarında sizin gibi bekar kimse yoksa ya da sevgiliniz filan yoksa ıyyyyyyy çok dayanılmaz bir durum olur. Sap gibi kalırsınız.

Tatile birlikte çıkacak insan bulamamaya başlarsınız. Evli olan arkadaşlarınız da zaten ya hanım köylü olur ya da bey köylü (ne yapayım kadın versiyonunu yapmamışlar o anlamı veren. İdare ediverin siz..), çağırırsınız gelmezler. Neymiş evde bekleyen varmış, ya da onsuz gelemezmiş. Yani ne bu Allah aşkına? Evlenince insanın eşinden başka hayatı olamıyor mu? İllaki her şeyi siyam ikizi gibi berarber mi yapmak gerekiyor? Ben istemem, ne o her dakika beraber. Bana ters arkadaş. Benim de kendi hayatım olmalı, onun da. Belki birlikte geçirilen zamana göre daha az olmalı, ama olmalı. Ben sıkılırım, adam haydi haydi sıkılır. Ama ne hikmetse ben etrafımdaki hiç bir arkadaşımda bunu görmüyorum. Ben de öyle mi olacağım acaba demekten de kendimi alamıyorum.

Nasıl unuturum, tabi ki etrafınız bir anda çöpçatan insanlarla doluverir. Sizi birileriyle tanıştırma konusunda acayip bir çaba harcarlar. Hayır işi gibi görürler olayı. Allah razı olsun. Yahu şimdi benim kankalar okuyunca alınırlar bundan. Yani benim demek istediğim, ben daha elden ayaktan düşmedim sevgili arkadaşlarım. Ayrıca sevaba girmek isteyen bir tek sizler değilsiniz, sevgili anneciğim ve de ablam Ebuş da işin içinde. Rahat durmuyorlar, hummalı bir ArGe çalışması içerisindeler.


Ama olaya son noktayı yine ben koyacağım arkadaşlar. Allahıma şükür kültürlü, eğitimli, gayet de hoş, alımlı bir bayanım. Eh narsistim biraz evet. Ama yani benim için bu kadar yoğun çalışma içerisinde olmanıza rağmen ben hala ve de ısrarla bekar isem, bunun tek bir sebebi olmalı. Kısmetim kapalı. Bunu da ancak kurşun dökerek, kısmet açma duasını okutarak hallederiz. Merak etmeyin en kısa sürede bu olayı organize edeceğim. Yok yok çok meraklı oluşumdan, çok evlenmek istediğimden değil, sizin çabalarınız, gayretleriniz heba olmasın diye..

Not: Bekar bayan arkadaşlarım davetlisiniz.




7 yorum:

  1. "Evlenince insanın eşinden başka hayatı olamıyor mu? İllaki her şeyi siyam ikizi gibi berarber mi yapmak gerekiyor? Ben istemem, ne o her dakika beraber. Bana ters arkadaş. Benim de kendi hayatım olmalı, onun da."

    Yüzde yüz haklısın ama gel de bunu kadınlara anlat. Kendi arkadaşlarımızda buluştuğumuzda -nedense- ilk fırsatta yaramazlık (çapkınlık) yapacağımız düşünüldüğünden ben arkadaşlarımla buluşucam dendiği anda hemen yüzler ekşiyor. Sonra arkadaşlarla buluştuğunda sürekli telefonla kontrol etmeler falan vs.
    Ha, bir de iyi erkeklerin evli olduğu konusunda da haklısın, kendimden biliyorum, hemen kaptılar beni :)Ben de az narsist değilimdir.

    YanıtlaSil
  2. Adınız çıkmış bir kere mi desem, yoksa ateş olmayan yerden duman çıkmazmış mı desem bilemedim..

    Ama gerçekçi olalım o kadar da masum değilsiniz, o yüzden hiçççç lekesiz melek ayaklarına yatmayınız.

    Eşinize güven duygusu vermek sizin elinizde bence. O duyguyu veremiyorsanız demek ki problem sizde. Tamam kadın kısmı da bazen çok paranoyak davranıp, kıskançlık krizlerine girebiliyor. Ama onun da %95 sebebi yine sizin geçmişte yaptıklarınız. Buradaki "siz" ile erkekleri kastediyorum onu da belirteyim. Geri kalan %5 ise gerçekten problemli olan kadınlardan kaynaklanıyor. O konuda birşey diyemeyeceğim..

    YanıtlaSil
  3. Evlilik restoranda menüden yemek seçmeye benzer. Her zaman menüdeki en güzel, en çok istediğiniz yemeği seçtiğinizi düşünürsünüz, fakat yemekler geldiğinde gözünüz ve aklınız hep yanınızdakinin yemeğinde kalır...

    -Ya acaba yanımdakinin yemeğini mi isteseydim, acaba tadı daha mı güzel? :)

    YanıtlaSil
  4. :) çok haklısın Arzucum.

    "Ah şu erkekler.." yazımda da belirttiğim gibi "Yahu denizde bir sürü balık var. Ya da başka bir benzetme yapalım, karamelli pasta da var, çilekli de, vişne de, karışık da olabilir tabi :))) İllaki size uyan bulunur."

    İşte evlenmemek için bir sebep daha...

    YanıtlaSil
  5. Bir arkadaşım vardı hoşlandığım bir zaman. Pek denk gelemiyordu zamanlarımız. O aradığında ben meşguldüm. Ben aradığımda o. Birgün aradım akşama doğru. Sıcak bir yaz akşamıydı. "Bir yürüyüşe çıkar mıyız" diye aradım. "ben arkadaşlarımla yürüyorum zaten şimdi" dedi. İçimden çok kızmıştım, O serbest anını benimle paylaşmak istemeyişine..arkadaşlarına teklif edişine.. Erkeklerde de bazen "bulunmaz hint kumaşı değilsin" havası beni çıldırtıyor..Gerçi ben de daha önceden yapmadım değil. Sanırım ne ekersen onu biçersin :) En güzeli, denge..

    YanıtlaSil
  6. o kepçe tutal ellerin senin olmadigini anladiktan sonra yazinin devamini okudum :)

    YanıtlaSil
  7. Bu isler kader kismet meselesidir Elif cim ;)
    Saygin

    YanıtlaSil

Blog yazıları ve yorumlar

Bu blogda yer alan yazıların izinsiz başka bir sitede yayınlanması fikri haklar kanununa göre yasaktır.

Sitenin izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kopyalanarak başka blog veya sitelerde yayınlanması durumunda, söz konusu kişilerin IP adreslerinden tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılacaktır.

Blogdaki yazılara yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur.