26 Ağustos 2009 Çarşamba

Ladies' Man


Hayatında bir "ladies’ man" ile karşılaşmayanınız yoktur sanırım. Karşılaşmayanlar var ise de, Allah karşılaştırmasın mı desem, yoksa demesem mi bilemedim. Çünkü bu tip adamlar “eğlenilecek” adamlardır. Ne o? Niye şaşırdınız? Sadece bayanlar için mi yapılır böyle bir ayrım sandınız. Evlenilecek kız, eğlenilecek kız.. Üzgünüm yanıldınız. Buyurun beraber inceleyelim kimlermiş…

Bir Ladies’ man şık giyinir, kendine bakar, spor yapar (hoş “spor yapma” kavramını açmak gerekecek, ona da birazdan değineceğim). En az bir bayan kadar çok bakım ürünü kullanır. Saç bakımından tutun, cilt bakımına kadar… Ve hatta masözleri bile vardır mali durumu iyi olanların.Yani anlayacağınız keyiflerine düşkün olmakla birlikte, fiziksel görünümleri onlar için bir işletmenin bilançosundaki varlık kalemleri ne kadar önemli ise o kadar önemlidir. :) Özgür ruhludurlar, bağlanmayı sevmezler. Tek eşli, hiç değildirler. Sosyallerdir, çok gezerler. Neredeyse gitmedikleri gece kulübü, bar yoktur. Hatta müdavimi oldukları mekanlarda ismen hitap edilirler, bu da tabi ayrı bir hava katar, racon keserler. Yanlarında bir bayan varsa, taze gelin edasıyla süzüm süzüm süzülür, gururu okşanır hanımefendinin. Hoş ona ne oluyorsa :) Tabi durum şöyle de olabilir, fotoğraf veya benzeri şeylerle desteklenmemişse bu çok gezme görme olayı, şu sonucu çıkarabiliriz. Bu arkadaş aslında sadece tek bir yere gidiyordur, ee haliyle de adamlar aptal değil ya, adını ezberlemişlerdir doğal olarak. Yanındaki bayan çakmaz mı bu durumu hep aynı yere gitmekten derseniz, zaten aynı bayanla dolaşmaz ki LM (kısaltma kullanacağım bundan sonra kusura bakmayın). Hoş yemeğe filan götürüyorsa sizi, ilk tanışma, etkileme sürecindedir de ondan. Sakın aldanmayın. Zaten sürekli aynı bayanla dolaşırsa itibarı zedelenir. O her zaman gittiği yer varya hani, orada da fark edilmiştir bu durum zaten. Konuşulur garsonlar arasında veya işte oraya çok gelen bazı müşteriler arasında, “Yahu adama bak ne şanslı, ne zaman görsem farklı fıstık gibi bir kızla. Yürü be koçum kim tutar seni”. Bu ve benzeri erkeklerin sayı yapma rekorlarıyla ilgili anlam veremediğim, ilkel, birbirlerini gazladıkları konuşmalar işte.. Eh aranılan adam olmak öyle kolay değil tabi, bu unvanı hak etmek içindir bütün bunlar aslında. Bir nevi reklam da denilebilir, promosyon çalışması, kampanya adını siz koyun.

Spor mevzusuna gelince, onu da anlatmadan olmaz. Aletli aletsiz, tamamen kas gücüne ve bol alın terine dayalı değişik pozisyonlarda kültür fizik hareketleri de diyebileceğiniz en az 1 kişinin daha katılımıyla yapılan türden spor faaliyetlerinde bulunurlar. En güzeli de öyle "Spor, spor salonunda yapılır" diye bir kuralları olmadığından, açık/kapalı farklı mekanlarda da faaliyet gösterebilirler. Bu olayı tamamen bir sanat gibi görürler, öyle de icra ederlerdir. Çok estetiktirler hareketlerinde. Hatta bunu belgelendirmek adına video ya da fotoğraf arşivleri bulunur.

Telefon trafikleri bitmez LM'lerin. Mesajlar, aranmalar.. Zır zırrr, susmaz o telefon. Aslında onu da sessize, ya da titreşime alarak kamufle ederler ruhunuz duymaz. Çok canımlı cicimli konuşurlar, hele de birileri bir yerlere davet ediyorsa “Hmm oraya mı tamam canım, saat kaçta? Kimler geliyor?....” vs konuşmalarını duyururlar etrafa. Telefon trafikleri bitmez ama o malum "olay" bittikten sonra kendisine ulaşmaya çalışırsanız, kolay gelsinnn..

Tabi ki yalnız yaşarlar. Evlerine çok önem verirler. Yok yok öyle “sıcak yuva” kıvamındaki bir önemseme değildir bu.. Yani aslında evet sıcaktır da o tarz bir sıcaklık değildir bu. Bu daha çok nasıl desem evleri onlar için bir mabet niteliğindedir, yani bir “aşk yuvası”dır onlar için. Dekorasyona önem verirler. Enteresan, öyle her yerde göremeyeceğiniz tarz biblolar, tablolar, heykeller ki bunlar daha çok kadın uzuvlarını betimleyen nü şeylerdir.. Rahat bir oturma grubu, tercihen köşedir bu, kaz tüyü minderlerle de harmanlanmıştır. Fonda kısık sesli bir müzik vardır.Loş ışık hakimdir, ee tabi ne gerek var fazla ışığa. Oturup kitap mı okuyacak sanki. Daha ulvi görevleri vardır Ladies’ man’in. Kamuya hizmet de denilebilir buna.

Gelelim mutfağa, bakın mutfak çok önemlidir. Özellikle tezgaha önem verirler. Artık neden diye de sormayın canım, amaç belli. Ayrıca mutfak Amerikan mutfaktır, barı da varsa tam parti verme kıvamına gelmiş olunur. Raflarda çeşit çeşit içki şişeleri… Teknolojiye de düşkünlerdir. Her türlü sesli ve görüntülü teçhizat mevcuttur evde. Yatak odası “kutsal” diye nitelendirilebilinen evin en önemli bölümüdür. Kalın perdeler, iyice loş bir ışık. İkiz yatak, ses çıkarmayanından. Hayal güçleri son derece gelişmiş olan LM’ler, burada da bu yeteneklerini konuşturacak tarzda yatak başına sahip bir karyola almayı ihmal etmezler. Ayna takıntıları vardır. Ya duvarlarda ya da dolap kapaklarında açısı ayarlı bir ayna muhakkak ki vardır. Apartman komşularının (yan/üst/alt, hatta 2 kat üst, 2 kat alt), diğer dairedeki kişinin zenci olduğunu sanmaları kaçınılmazdır tabi bu koşullar altında.

Banyo ayrı bir olaydır. Su faturaları çok yüksek gelir. Sebep sadece çok titiz olmaları değildir sizin de tahmin edeceğiniz üzere. Banyo oldukça geniştir, küvet olmasa da duşa kabin hareket alanı geniş olabilecek ebatlardadır. Çeşit çeşit kremler, vücut yağları, losyonlar.. Ne diye eğlenilecek adam diyoruz, size hayatınızın en güzel ve en zevk dolu dakikaları geçirtmeyi bir görev edinmişlerdir kendilerine. "Olay" ya da ne diyelim evet "görev" tamamlandığında soru sorar LM'ler "Nasıldım? Çok iyiydim değil mi? Bak söyle 10 üzerinden kaç puan verirdin?". Şunu bilin kadınlar çok iyi yalan söylerler, çok da iyi "rol" yaparlar :))

Gelin görün ki, her güzel şeyin sonu vardır derler ya. Öyle çok uzun süreceğini sanmayın. En fazla 2-3 defa daha yaşarsınız o mutlu dakikaları (yani görüşmeyi kastediyorum, onu değil).. Sonra mı? Ee canım bencil olmayın bu kamu hizmetini almayı hakkeden başka kadınlar da var. Hep siz hep siz olur mu? İnsaf!

Diyorum ya hep, biz kadınlar dramayı severiz, hayatımız dramadır diye. Acı çekmeyi severiz, acı çektirene de taparız. Başlarsınız aramaya, mesaj çekmeye. “Aşkım nasılsın? (hemen de aşkı nasıl oluyorsa artık, biz kadınların yüreği büyüktür) Unuttun mu beni?” ya da “Mesajımı almadın mı?” ya da “15 kez aradım neden açmıyorsun?” Arkadaşlar gerçeklerle yüzleşin yaşandı bitti, ama saygısızca değil. Adam görevini yerine getirdi, başkasına geçti. Zorla yapmadı ya. Bu adamlar böyledir, değişmezler de. Baştan bile bile lades derseniz sonuç da böyle olur. Uzun ya da kısa güzel dakikalar yaşadınız mı? Yaşadınız. Tamam yola devam. Eğlenilecek erkek varsa, evlenilecek de var. Ama o adam bu adam değil, güvenin bana.

LM’lere sonra ne mi olur? İyi erkekler cennete, kötü erkekler her yere....




Not: Neden türkçe yerine ingilizce bir tabir kullandın derseniz, daha güzel ifade edecek birşey bulun, onu kullanayım. :)





1 yorum:

  1. Elif, bu hakikaten cok iyiydi... Ozellikle de "gorev" vb. :P

    Yalniz, sanki kadinlar daha cok sayi yarisi yapiyor gibi geliyor, ne dersin? :)

    (Tabi, sozkonusu LM'ler - ilginc tabir - ise, bilemiyorum :P)

    YanıtlaSil

Blog yazıları ve yorumlar

Bu blogda yer alan yazıların izinsiz başka bir sitede yayınlanması fikri haklar kanununa göre yasaktır.

Sitenin izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kopyalanarak başka blog veya sitelerde yayınlanması durumunda, söz konusu kişilerin IP adreslerinden tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılacaktır.

Blogdaki yazılara yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur.