21 Ağustos 2009 Cuma

Boobs

Bilirsiniz meme kanseri biz kadınların korkulu rüyasıdır. Uzmanlar 20'li yaşlardan sonra rutin aralıklarla kontrolden geçilmesi gerektiğini söylerler. Hele de bir de ailede varsa, kontrolleri aksatmamak gerekir.

Bizim ailede de teyzemi bu illetten kaybetmiştik. Çok çekmişti teyzem, uzun yıllar mücadele etti, fakat geç teşhis edildiğinden kazanamadı bu savaşı. Erken teşhis önemli..

Hani gitmeniz, kontrol ettirmeniz gerektiğini bilirsiniz de, çıkabilecek sonuçtan korkarsınız ya, işte ben de gitmedim kontrole. Hep erteledim. Gelin görün ki sonunda cesaretimi topladım ve randevu almaya karar verdim. Önce hastanenin internet sayfasına girdim ki doktorlara bakayım. Yok yok hangisi yakışıklıysa ondan randevu almak için filan değil :) Ama tabi aklımda hep şu var, ne kadar çağdaş olsam da, modern düşünsem de, ve de bana dokunacak kişi doktor olsa da, o yabancı bir erkek olacaktı. Aaaa ama bir dakika bir dakika ufak bir ara istiyorum. Konu hastaneden açılmışken annemi anlatmadan geçemeyeceğim kusura bakmayın. Benim annem "doktorcu"dur. O da ne demek demeyin. Canım işte hep doktor bir damadı olsun istemiştir. Ben sanki normalini buldum da bir de doktorluğu kaldı :)) Annem için damadı doktor olsun da çamurdan olsun hiç önemli değildir. Neyse bir keresinde hiç unutmam dudağımda uçuk, hatta uçuk kolonisi çıktı. Dudaklarım nasıl ama, böyle sanki fazla silikon takılmış gibi şişmiş, zenci dudağı gibi pörtlemiş durumdayım, adeta yaratık olmuşum. Mümkün olsa peçe takıp dolaşacağım, o derece korkunç görünüyorum. İşe gidemem tüm karizmam yerle bir olur. Hayranlarımı hayal kırıklığına uğratamam. Neyse doktora gitmek şart oldu, ve randevu aldım. Annemle her hastaneye gidişimde aramızda şöyle bir diyalog geçer "Elif, kızım bak sağına soluna. Güzel giyin saçını başını yap, asık suratlı, huysuz olma". Doktora gidiyor olduğumu duyunca aynı diyalog tekrar geçti aramızda. Yahu anneciğim ben orada ucubeye dönmüşüm, bir dudağı yerde bir dudağı gökte durumundayım, aman hastanede çok kişi olmasa da beni bu halimle gören ve hafızalarına kazınan kişi sayısında azalma olsun diye dua ediyorum. Annem kalkmış bana edalı ol, cilveli ol, kap bir doktor damat muhabbeti yapıyor. Dedim ki " anne ben ne haldeyim senin dediği şeye bak, offffffff". Eee tabi anneler hemen alınır ya böyle itirazlara, karşı çıkmalara, benim annecim de alındı, yok efendim anne sözü hiç dinlemiyosun, beni sevmiyorsun...

Ufff konuyu biraz dağıtmışım, hemen toplayayım. Meme ultrasonu çektirmek için randevu alacaktım, girdim hastanenin internet sayfasına, bayan doktordan randevu almak için. Ama yok, bayan doktor yok. Bakın dikkat edin bu branştaki bayan doktor sayısı erkeklere oranla daha azdır. Niye mi? Yani tabi düşününce tıp fakültesine girmişsin, erkeksin, hem de Türk erkeğisin. Bu fırsat kaçar mı? Yanlış anlamayın tabi ulvi bir meslek doktorluk ve bizim doktorlarımız da bu mesleği layikıyla yapıyorlar. Ama vardır yahu o genç yaşta branşını seçerken bunu düşünenler.. Neyse şimdi tamam erkek doktoru seçmekten başka çarem kalmamıştı. Bu sefer de yaşlı mı genç mi seçsem problemi çıktı. Neyse seçtim bir tanesini.

Veee o gün geldi. Hastaneye doğru gidiyorum. Ama tedirginim. Garip bir psikoloji bu. Bayanlar anlar ne demek istediğimi. Bekleme salonunda bekliyorum. Adım söylendi. Kalktım, doktorun odasına gidiyorum. Kapı açıldı veee işte mememi elleyecek adam diye düşünmekten kendimi alamıyorum, ne yapayım :)) Elimi uzattım tokalaşmak için, doktor bey de uzattı. Ama normalde tokalışırken biriyle, nereye bakarsınız? Yüzüne değil mi? Yahu adam artık sanırım mesleği gereği direkt benim boobs'a baktı ( o kelimeyi kullanmayayım dedim, ingilizcesi daha sempatik geliyor kulağa). Ben zaten ürkmüşüm, şalterler iyice attı. Hatta "nasılsınız doktor bey?" diyorum, hala onlara bakarak "iyiyim, siz?" diyor. Bu sırada boobsumun şahsiyetleri olduğunu düşünüyorum yani. O derece.

Neyse, oturdum. Bana tıbbi geçmişim, medeni durumum, düzenli kullandığım ilaçlar var ise neler olduğu, ameliyat geçirip geçirmediğim, ailede kanser olup olmadığı ile ilgili sorular sordu. Bu arada ufak bir bilgi risk kategorisine giriyor olmanız için anne, kız kardeş veya babaannenizde meme kanseri olması gerekiyormuş. Sonra bir de 35 yaşına kadar anne olmak ve çocuk emzirmek de riski azaltıyormuş. Bu arada sevgili doktorumun bu konuda ufak bir espirisi de oldu, bakın geç kalmış sayılmazsınız, daha 3 seneniz var... Yani nedir bu şimdi? Evet hala ve ısrarla bekarım. Bence bu ne biliyor musunuz? Evli olanlar o kadarrrr pişman ki evlendiklerine, çevrelerinde gördükleri bekarları kıskanıyorlar, gıpta ediyorlar. O yüzden de sayımızı azaltmaya, neslimizi tüketmeye çalışıyorlar.

Durun durun, asıl kısma geliyorum, "Muayene". Bu arada benim içimde hala bir ümit,belki sadece ultrason çekerler, öyle elle felan muayene olmaz. Hani makine daha iyi gösterir ya herşeyi o bakımdan. Ama hayır tabi, nerdeee :) "Evet Elif Hanım, içeri geçip üzerinizdekileri çıkarın." Yani boobsunu görebileceğim ve elleyebileceğim şekilde soyun. Offf tanrım! Olamazzzz! Doktor bey, bana o cümleyi kurduğunda sanırım gayri ihtiyarı yüzümde garip bir ifade oluştu ki, hazırım diye seslendiğimde (neye hazırsam, ne denirdi ki başka, buyrun soyundum sizi bekliyorum mu?) ve yanıma geldiğinde beni rahatlatmaya çalıştı. "Daha önce muayene olmuş muydunuz?" dedi. Ben "yok hayır, bu ilk" dedim, dedim ama içimden de sarfettiğim cümlenin ne garip olduğunu düşünüyorum. Devam ettim " Sanırım oda serin o yüzden biraz böyle garip oldum." dedim.

Doktor Bey ellerine plastik eldivenlerini taktı. Ama yine de elleyecek boobsumu. Ayakta durup ve kollarımı iki yana açmamı söyledi. Başladı ellemeye. Bu sefer kollarımı aşağı indirmemi söyledi. Yine elledi, ikisini de!! Yani kısaca her pozisyonda elledi. Allahım ne zaman bitecek bu? "Uzanın" dedi doktor. Yoooo hayırrrr. E tabi uzandım ve yine mıncık mıncık. Biraz gevşemeye başlamıştım, ne yalan söyliyim. Alıştım adama tabi. Hahahahaha hayır canım. Bitse de kurtulsam diye düşünürken tam, "artık giyinebilirsiniz" dedi doktor bey. Bense "Aaa bitti mi, ne çabuk?" Yahu bir sus, çeneni tut dimi? Hoşuna gitmiş gibi verdiğin cevaba bak. Neyse çıktım odadan. Bu arada ultrason çektirceğim ya, acaba bu sefer kim elleyecek diye de düşünüyorum bir yandan. Danışmadaki bayana sordum, aynı gün verilmiyormuş randevu. Zaten gittiğim gün cumartesi olduğu için de aynı olması mümkün değilmiş. Çarşamba gününe verdiler randevuyu.

Çarşamba günü geldi, -2 deymiş ultrasonun çekildiği yer. Öyle garip bir ruh haline giriyorsunuz ki, ya gerçekten kanser olanlar, kemoterapiye gelenler ne yapıyor, nasıl başa çıkıyorlar? Allah hepsine şifa versin diyorum. Beni odaya aldılar. Yine soyunmam gerekiyor. Artık alıştım :) Ama bu defa ultrason çeken doktorum bayan. Jel sürdü üzerlerine, hafif ılık bir şey. Sonra da aleti üzerinde gezdiriyor. Ekranda boobsunuzun içini görebiliyorsunuz. Sonunda bitti.

Sonuçları birkaç gün sonra aldım. Hiç birşey yoktu. Allaha şükür. Siz siz olun kesinlikle arada sırada kontrole gidin, ertelemeyin. Zaten hayatta hep birşeyleri erteliyoruz. Ama en azından bu sağlık olmasın.

1 yorum:

  1. Hahahahahah,
    Gecmis olsun...
    Ama soylemeden gecemiycem, hem doktorlarin brans secimleri konusunda, hem de muayene sirasindaki dusunceler super ya :)
    Ayrica boobs boobs boobs, gogus isteee :)

    YanıtlaSil

Blog yazıları ve yorumlar

Bu blogda yer alan yazıların izinsiz başka bir sitede yayınlanması fikri haklar kanununa göre yasaktır.

Sitenin izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kopyalanarak başka blog veya sitelerde yayınlanması durumunda, söz konusu kişilerin IP adreslerinden tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılacaktır.

Blogdaki yazılara yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur.