28 Ağustos 2009 Cuma

Ah bankalar ahh..

Bankacı olmama rağmen bankalarla ben de normal vatandaş gibi sorunlar yaşıyorum. Eh Elif sen de böyle diyorsan, biz ne yapalım dediğinizi duyar gibi oldum bir an. Ya durun bir, bilip bilmeden yorum yapmayın hemen.

Yazılarımı takip edenleriniz bilir, mavişin sigortasını yeniletmek için sigorta şirketi arayışı içindeydim. Derken bir de baktım ki "Kasko poliçe teklifiniz" konulu bir e-posta gelmiş posta kutuma. Bu bankalardan korkulur nasıl ve nereden haber alıyorlarsa, kaskomun bitim tarihinden tespit edip bana teklif yollamışlar sağolsunlar (tabi daha sonra bu lafı söylediğime pişman oldum). Yollayan G-bankın sigorta şirketi. G-bankı da çok severim laf aramızda, toz kondurmam, yere göğe sığdıramam. O kadar sempatim var yani.. Elimde daha uygun bir fiyat olduğundan tekliflerini reddettim. Bu arada araştırdım, sigorta şirketlerinde tramer diye bir sistem varmış, kasko bitim tarihinden yeniletecek potansiyel müşterilere bankadan da bilgilerini alarak teklif hazırlayıp yolluyorlarmış.


Asıl mevzuya gelelim. Buraya kadar her şey normal seyrinde. Severim G-bankı dedim ama hesabımda da para tutmam, sadece kredi kartlarını kullanırım. Eh hangi bankanın kartının üzerinde kenarları varak işlemeli ayna var ki? Ben de aynasız yaşayamam tanıyanlar bilir. Neyse işlemlerimi internet şubelerinden yaparım, o günde yani e-postama poliçe teklifi yolladıkları gün girdim. Dedim ya sadece kredi kartını kullanırım o yüzden de sadece ekstre, son ödeme tarihi, borç tutarı bilgilerine bakarım. Sanki biri beni dürttü diğer menüler arasında dolaşıyorum, ki hiç yapmam. Sigorta poliçelerim diye bir menü varmış. Acaba dedim bana yolladıkları teklif de burada var mı? Var ama sadece o değil. Adıma yapılmış ve hatta 2 dönem primi kredi kartımdan çekilmiş bir sigorta poliçesi.. Haberim bile yok, tamamen tesadüfi gördüm. Adı da ne biliyor musunuz? "Geniş garantili aile sigortası" Evcil hayvanınızı bile kapsayan bir sigorta imiş. Neyse şaka bu herhalde dedim, yanlış yazıyor olmalı. Her zaman öyle üstün körü baktığım ekstreme baktım hemen. Hakikaten de almışlar ilk iki primi aynı ay. Tutarlar çok küçüktü. O ay da ekstremde çok hareket vardı, harcama tutarı da fazla idi, arada görmemişim. Bir gariplik vardı olayda. Farketmesem almaya da devam edecekler. Hem de benim bu konuda ne bir talebim, ne bir onayım olmadan.



444'lü hatlarını aradım durumu anlattım. Benim onayım olmadan böyle bir işlemin yapılamayacağını ve hesabımın bulunduğu Kalamış Şubesinden poliçenin düzenlendiğini söylediler. İsteğim üzerine de iptal edip, tahsil edilen primlerin kredi kartıma iade edileceğini söylediler. Meraklı bir insanımdır. Bunun sebebini öğrenmeliydim, benim sevgili biricik G-bankam bana bunu nasıl yapardı? Güvenim kalmamıştı artık.. Hemen Kalamış şubesini aradım, Nazlı Hanım ilgileniyormuş. Gayet rahat ve de hiç şaşırmamış bir edayla müşteri numarasının bir rakamı yanlış girildiğinde böyle bir hata olabileceğini söyledi. Yahu nasıl olur? İyice çileden çıkmaya başlamıştım bu rahat tavrından ötürü. Kaldı ki bir özür bile dilememişti. Hadi yanlışlık olmuş diyelim, başka birinin poliçesiymiş bu. Peki poliçeyi bastırıp vermediler mi? Poliçenin gerçek sahibi görmedi mi adının yanlış yazıldığını? Hadi onu bırakın, bana neden prim ödendi dekontu gelmedi? Tatmin olmadım verilen cevaptan. Şikayetimi genel müdürlüklerine mesaj çekerek yaptım, bana telefon ile geri dönülmesini istediğimi de belirttim.



10 gün sonra cevap geldi, e-postama. Benim bilmediğim birşey yazmıyordu. Mesajımı değerlendirmişlermiş, talebim üzerine iptal edilmişmiş. Ee ben bunları biliyorum zaten. Yapılan sigorta işlemi ile ilgili iletmiş olduğum görüşlerim bankalarınca değerlendirilmişmiş. Düzenlenen hatalı poliçe adına üzgünlermiş. Sonuç ne kardeşim? Siz siz olun, ekstrenizdeki her kaleme bakın. Belki size de yapmışlardır bir "Geniş garantili aile poliçesi". Artık hedef tutturmak için mi, pazar paylarını artırmak için mi orasını bilemem.



Tam bu olayın şokunu yeni yeni atlatırken. Bu seferde cep telefonuma bir mesaj geldi. Bu sefer de PakBanktan (isim vermiyorum arkadaşlar, idare edin.) Neymiş kart başvurum onaylanmış Kozyatağı şubelerinden teslim alabilirmiş. Yani olmaz, bu kadar da olmaz. Sanırım bankalar o hafta toplanıp aralarında beni çıldırtma kararı almışlardı. Alacakaranlık kuşağındaymış gibi hissettim tabi.




PakBankın Kozyatağı şubesini aradım tabi hemen. Kredi kart iptali şubeden yapılmıyormuş, 444'lü numaralarını aramam gerekiyormuş. Ne yapalım, aradım ben de. Öyle bir sistem kurmuşlar ki müşteri numaranız yoksa dakikalarca bekliyosunuz. Sinir katsayım arttı tabi, bekle bekleee nereye kadar? PakBanka da bir mesaj çaktım. Dedim açıkca "Bu kartı istemiyorum. İptal ettirmek için ilgili şubeyi aradım, 444'lü numarayı aramam söylendi. Tabiki elimde ne kart ne bir şifre olmadığından müşteri numarası giren müşterilerinize göre alt sıralarda yer almam dolayısıyla dakikalarca bekledim. Tekrar şubeyi aradım belki elimde kart numarası olursa işim daha kolaylaşır diye düşündüm. Bu sefer de şubeden kimseye ulaşamadım. Özetle bankanızın kartını istemiyorum ve iptalini rica ediyorum. TC Kimlik no:XXXXXXX. Ben size ulaşamıyorum belki bu şekilde siz bana ulaşırsınız. İyi çalışmalar."



İnanmayacaksınız 20 dakika geçmeden aradılar. Bravo PakBank! Asıl komedi burada başlıyor.. Şikayetimi aldıklarını, hemen müşteri temsilcisine bağlayacaklarını söylediler, hem de hiç beklemeden. Beklemedim de.. Buradan itibaren diyalog şeklinde yazacağım.



MT(Müşteri Temsilcisi): Elif Hanım kartınızı iptal ettirmek istiyormuşsunuz. Neden?



Ben: Çünkü sadece çalıştığım bankanın kartını kullanıyorum, başka kart istemiyorum (Yalana bak, G-bank ne oluyor? Bu arada iptal ettirmek istiyorum sana ne yahu?)



MT: Ama Elif Hanım, bakın bu kartla alışveriş yaptığınızda çekilişe katılma hakkı kazanıyorsunuz.



Ben: Yok ben istemiyorum, iptal edelim lütfen. (Bu arada bu olaylar ben iş yerindeyken oluyor, açık ofis herkes duyuyor tabi)



MT: Çekilişte ev, araba veriyoruz ama.



Ben: Yok ben hiç şanslı değilimdir, çıkmaz bana. (Allahım Freddy'nin kabusu mu bu?)



MT: Bakın iptal ettirmekten vazgeçin, hemen şimdi şuanda 35 TL değerinde chip para yükleyelim.



Ben: Yok ben istemiyorum.



MT: Tamam iptal ediyim o zaman kartınızı, biraz bekleteceğim.



Ben: Evet lütfen, zaten kart bile yok henüz elimde. (Hay söylemez olaydım. Cep telefonuma gelen mesajda 5 iş günü içinde şubeden alabileceğim yazıyordu, ben de almadan hemen iptal ettireyim dedim.)



MT: Elif Hanım, ama o zaman iptal edemem ki. (Yoooo hayır! Bu bir kabus, biri beni uyandırsın! Eee söylemesem iptal ediyordun, ne oldu? Bu arada bilmeyenlere söyleyeyim fiziki olarak kartın elinizde olmasına gerek yok, ne yani kaybetmiş olsanız iptal edemeyecek mi?)



Bu safhada pratik zekamı ve hayal gücümü kullanarak hemen bir doğaçlama yaptım.



Elif: Eda Hanım, benim böyle alelacele iptal ettirmek istememin çok özel bir sebebi var. Ben yarından itibaren Türkiye'den ayrılıyorum. (Bu arada bunları duyan arkadaşlarım kopuyorlar tabi.) Yurtdışına master yapmaya gidiyorum. (Buraya alkış efekti koymak isterdim.)



MT: Anlıyorum Elif Hanım, hemen iptal ediyorum. (İşte bu! Yaşasın... )



Neyse ki aklına yurtdışında da bu kartı kullanabilirsiniz tarzı bir şey önermek gelmedi Eda Hanım'ın. Derin bir oh çekmiştim, huzurluydum.



Ah bu bankalar....




1 yorum:

  1. Elif,

    Bankalarin, ozellikle de pazarlama birimlerinin yaptiklari hakikaten insanlari cileden cikariyor. Benim de G-Bank'tan cektigim az degil, hesabima inatla (ilk seferinde sakince subeyi arayip iptal ettirmeme ragmen, tekrar 2 ay sonra yeniden) ek hesap, armut hesabi, yatirim opucugu gibi abuk subuk seyler tanimliyorlardi.

    Ama, senin basina gelen, bu sigorta olayini, bence BDDK'ya sikayet etmelisin. Elinde ekstrelerin var, degil mi? Sen talimat vermedigine gore de resmen kanunsuz bir is yapiyorlar. Hatta Tuketici Mahkemeleri bakiyorsa bu islere, oraya da basvurup tazminat davasi acmalisin.

    Neden? Cunku ben bu aralar GSM operatorlerinden birine cok sinirliyim. Ucu bana dokunmuyor, alakam bile yok ama, once reklamlarinda "Konusun konusun, misler gibi rahaaat rahat konusun" diyip, sonra da cok konusan, hep kendisi etrafi arayanlari farkli tarifeye zorla gecirmisler.

    Bu muhabbetlerin ustune tuz biber oldu yani :)

    $aka bir yana, bence kesinlikle BDDK'ya ve ilgileniyorlarsa Tuketici Mahkemesi'ne basvurmalisin.

    Gecmis olsun, farketmemis yada 6-8 ay sonra farketmis de olabilirdin.

    YanıtlaSil

Blog yazıları ve yorumlar

Bu blogda yer alan yazıların izinsiz başka bir sitede yayınlanması fikri haklar kanununa göre yasaktır.

Sitenin izin alınmadan ya da kaynak gösterilmeden kopyalanarak başka blog veya sitelerde yayınlanması durumunda, söz konusu kişilerin IP adreslerinden tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılacaktır.

Blogdaki yazılara yapılan yorumlardan yorum sahipleri sorumludur.